Aile ve Değişim

Aile ve Değişim

Ailenin Temel İşlevleri

Biyolojik işlev: Ailenin temel görevi neslin devamını sağlamaktır. Sağlıklı kuşaklar yetiştirebilmek için aile birliği önemlidir. Çünkü toplumun devamı ancak yeni üyelerin katılımıyla mümkündür.

Ekonomik işlev: Aile üyelerinin beslenme, barınma ve korunma gibi ihtiyaçlarını karşılar. Aile üyeleri arasında mirasın aktarılmasını sağlar.

Sosyolojik işlev: Çocuğun içinde yaşadığı toplumun kültürünü öğrenme (toplumsallaştırma) süreci ilk önce ailede başlar. Aile çocuklarına içinde yaşadığı toplumun değer ve normlarını öğretir. Böylece toplumsal düzen ve uyum sağlanmış olur. Aile, kültür taşıyıcılığı ile kültürün gelecek nesillere aktarılmasını sağlar.

Psikolojik işlev: Aile, üyelerinin duygusal ihtiyaçlarını sağlar. Psikolojik ihtiyaçlarının temelinde de sevgi ve saygı vardır. Bu kurum çocuklukta sevme, sevilme, kendine güven duygusunun gelişimine katkı sağlar. Aile üyeleri birtakım sorunlar karşısında birbirlerine destek olarak üyelerinin ruh sağlığını korurlar.

Aile bütün toplumlarda bulunan evrensel bir olgudur ve toplumun ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle toplumun sosyal yapısına, değerlerine ve normlarına bağlıdır. Sosyal ve kültürel özellikler zaman içinde ve toplumdan topluma değiştiği için ailede de değişiklikler göze çarpar. Aile toplumu oluşturan diğer sosyal kurumlarla etkileşim ve uyum içindedir.

Tarih boyunca bütün toplumlarda ekonomi, eğitim ve dinle ilgili ilk bilgilerin kazanıldığı temel kurum aile olmuştur. Orta Çağ’ın tarım toplumunda aile, ekonominin temel üretim birimiydi. Aile aynı yerde yaşıyor ve aynı yerde çalışıyordu. Bütün aile üyeleri işin ortaya çıkmasında rol alıyorlardı.

Ekonomik ve toplumsal yapı geliştikçe mesleki faaliyeler çeşitlenmiş, uzmanlaşmayla birlikte yeni toplumsal kurumlar ortaya çıkmıştır. Bu nedenle aile eğitim ve ekonomiyle ilgili birçok faaliyetlerini ilgili kurumlara devretmiş ya da onlarla paylaşmıştır. Ailede olan değişmeler binlerce yıl önce başlamış olmasına rağmen aile ve akrabalık, toplumlarda en önemli kurum olmaya devam etmiştir.

Endüstrileşmeyle birlikte ailedeki otorite biçimi de değişmiştir. Artık baba ailede otoriteyi tek başına elinde tutan, çocuklarının bütün faaliyetlerini kontrol eden, sorumluluğu olan bir kimse değildir. Endüstrileşmiş toplumlardaki çekirdek ailede, otorite anne babaya aitken kırsal toplumların ailesi olan geleneksel geniş ailede otorite babaya aittir. Endüstriyel toplumlarda ailenin kendi çocuğu üzerindeki etkisi giderek azalmakta, arkadaş gruplarının etkisi ise artmaktadır. Teknolojinin gelişmesinin bir sonucu olarak da aile üyeleri arasındaki ilişkilerle akrabalık ilişkileri de olumsuz etkilenmiş, gelişen haberleşme ve ulaşım olanaklarına rağmen ilişkiler zayıflamış ve azalmıştır.

Yorum yapın