Artuklularda Din ve Ekonomi

Artuklularda Din ve Ekonomi

Artuklular, toplumdin ilişkilerinde diğer kurum ve alanlarda dinle sahip olukları sıkı ilişkileri, ekonomik alanda da kurmuşlardır. Ekonomide de temelde İslam’a göre hareket etmeye çalışmışlardır. Örneğin topraktan şerî öşür vergisi almışlardır.

Mümkün mertebe fazla vergi yükü getirmemeyi prensip ittihaz etmişlerdir. Şehirlerde ticari malların vergilerini kaldırmışlardır. Önemli bir ticarî kavşak noktası olarak Mardin’de ve diğer pek çok yerde ticaretin gelişmesi nedeniyle refah düzeyi oldukça yüksekti. Bu nedenle halk Artuklulardan son derece memnundu (Turan, 1980: 206-212).

Artuklu yönetimi altında vergi düşük olduğu için başka Müslüman halklardan bir kısmının Diyarbakır ve Mardin gibi merkezlere göç ettikleri ve Artuklu egemenlik alanlarında ekonomik hayatın canlandığı söylenebilir. O ortaya konan imar ve inşa faaliyetleri, mesela yapılan köprüler, kervansaraylar, camiler, medreseler, su kanalları vs. Artuklu yönetiminin ekonomik gücünün birer göstergesidir. Ayrıca Artuklular zamanında Diyarbakır ve çevresindeki dağlık arazilerden demir ve bakır madenleri çıkarılmıştır. Madenciliğin yanında dericilik ve el sanatları da çok gelişmişti. Mardin’de pamuk ekimi yapıldığı, dokumacılığın çok geliştiği de bilinmektedir.

Bu devirde Ahlat, büyük bir ticaret merkezi olup Van Gölü üzerinden gemilerle yapılan ticarî nakliyat ile de meşhur bir yerleşim birimiydi. Ayrıca Suriye, İran ve Anadolu’dan gelen tüccarlar Koçhisar’daki (Kızıltepe) pazarda mallarını satabiliyorlardı. Artuklular dönemindeki bu ekonomik canlılık, özellikle Moğolların istilasına kadar sürmüştür. Artuklular, ekonomik hayatın canlılığının bir sonucu olarak elde edilen gelirlerin büyük bir kısmını ülkenin imarına harcamış; ilmî, dinî ve toplumsal hayata hizmet eden pek çok eser inşa etmişlerdir (Köprülü, 1997: 622-23; Alptekin, 1992: 189-190).
Artuklularda geleneksel İslam toplumunun genel bir özelliği olarak din sosyal hayatın hemen her alanına müdahale eden bir yapısal özellik arz ettiğinden ekonomik hayatı da dinden ayrı düşünmek mümkün görünmemektedir.

Yorum yapın