Medyanın Toplum Üzerindeki Etkisi Nelerdir

Medyanın Toplum Üzerindeki Etkisi Nelerdir

Medya, asıl olarak yabancı kökenli olan “media” kelimesinden dilimize geçmiş bir kavramdır.

Türkçede “kitle iletişim araçları” olarak da tanımlanan medya, her çeşit bilgiyi bireye ve topluluklara aktaran, eğlendirme, bilgilendirme ve eğitme gibi üç temel işleve sahip her türden sözlü, yazılı, basılı, görsel metin ve imgeleri içeren, çok geniş iletişim araçlarını kapsayan bir kavramdır. Bu kavramın içine gazeteler, dergiler, kitaplar, broşürler gibi yazılı; televizyon, sinema gibi görsel – işitsel ve radyo gibi işitsel kitle iletişim araçları girmektedir. Günümüzde bu kavrama İnternet, billboard benzeri yeni iletişim araçları da eklenmiştir. Medyanın insan hayatındaki yeri büyüktür. Çünkü medya tüm insan davranışlarını kapsayan bir araçtır. Bilgiyi yayar, eğitir, eğlendirir ya da bilgiye yönelik davranışlar sunar. İnsanlar ise bu sayede, görerek, duyarak, okuyarak edindikleri bilgileri çevresindekilere de yansıtırlar ve o medya aracına olan güvenleri doğrultusunda tutum ve davranışlarını belirlerler.

Medyanın toplumsal gücü konusunda, birbirleriyle taban tabana zıt iki temel görüş vardır:

1. Medya “edilgen bir iletici”dir: İletilerin yayılmasında pasif bir konumdadır.

2. Medya iletişim olayında “etkin bir katılımcı” dır: Mesajların şekillendirilmesinde aktif roller oynar.

Birinci görüşün takipçilerine göre medya, gerçekleri olduğu hâliyle yansıtan bir ayna gibidir. Objektiflik ve yansızlık, medyanın profesyonellik ideolojisinin temel ilkelerini oluşturur. Bu düşünürlere göre medya, mevcut durumu nesnel ve tarafsız bir şekilde ortaya koyar. Bunu da büyük ölçüde, her türlü ön yargıdan ve baskıdan uzak şekilde gerçekleştirir.

Avrupa Ülkelerinde İnternet Kullanımı ( 2011-milyon)
Avrupa Ülkelerinde İnternet Kullanımı ( 2011-milyon)

Öte yandan, Marksist yaklaşım ise medya konusunu çok daha farklı bir perspektiften ele alır. Çoğulcu (plüralist) düşünürlerin görüşlerinin karşıtı bir yaklaşımla medyanın nesnel gerçekliği çarpıtıp tahrif ettiğini belirtir. Marksist geleneğin takipçisi düşünürlere göre medyanın, ön yargıdan ve baskıdan kurtulması olanaksızdır. Çünkü toplumdaki birtakım güç odakları ki biz bu güç odaklarını “elitler” olarak adlandırmıştık, birçok toplumsal konuda olduğu gibi medya üzerinde de etkin bir güce sahiptir. Medya ve onun ürünleri de genellikle, toplumun ve bireylerin kaderlerini belirleyici konumda ve makro düzeyde karar verici durumda bulunan, bu hâkim ekonomik ve siyasi gruplar tarafından şekillendirilir.

Yorum yapın