Modernleşme ve Aile

Modernleşme ve Aile

Toplum olarak değişiyoruz ama değişirken de galiba bize ait olan birçok değeri kaybediyoruz.

Atalarımızın yüzyıllar boyunca beslendikleri manevi, kültürel pınarlardan kendi nasiplerince aldıkları ilkeleri hayatın içinde yoğurarak sistemleştirdikleri bir toplum algısı vardı. Bu toplumsal algıda annenin, babanın, çocuğun, dedenin, ninenin, komşunun, bakkalın, yoksulun, zenginin, özürlünün vb. bütün toplumsal kategorilerin bir yeri vardı.

Modernleşme ve aile
Modernleşme ve aile

Anne ve babalar, çocuklarını bu toplum algısı çerçevesinde ve kültürel sürekliliğe vurgu yaparak yetiştirirken dede ve nineler, torunlarına sevgilerini, engin hayat tecrübelerini aktarıyordu. Çocuklar; anneye, babaya, büyüklere, komşuya, akrabaya nasıl davranılacağını görerek öğreniyordu.

Herkesin birbirini tanıdığı bir sosyal çevrede sosyal kontrol ve sosyal güven düzeyi yüksek; sosyal suç, sosyal mahrumiyet ve mağduriyet düzeyleri ise düşük olarak gerçekleşmekteydi. Toplumumuz hızla değişmektedir. Kırsal nüfus ağırlıklı ve tarıma dayalı toplum yapısından nüfusun büyük çoğunluğunun kentlere taşınması sonucu sanayi ve hizmetler sektörünün etkin duruma geldiği bir toplum yapısına doğru gitmekteyiz. Bunun da beraberinde getirdiği birçok sorunla karşı karşıya olduğumuz açıktır. Aynı millî kültür iklimi içinde olsalar bile farklı coğrafi bölgelerden, farklı alt kültür çevrelerinden ve farklı sosyoekonomik düzeye sahip milyonlarca insanın bir araya geldiği büyük kentlerde yaşamaya başlayan insanlar arasında güven ilişkilerinin kurulması kolay değildi.

Modernleşme ve aile 2

Büyükşehir hayatının aile yapısına getirdiği başka değişiklikler de vardır. Bunların en önemlileri ailenin küçülerek çekirdek aileye dönüşmesi, kadınların çalışma hayatında yer alması, dede, nine gibi yaşlı ebeveynlerin aileden kopması olarak sıralanabilir.

Küçülen ailelerde annenin ev dışında çalışma hayatına girmesi en fazla çocukların bakımı ve yetiştirilmesinde sorunlar ortaya çıkarmaktaydı. Kurumsal bakım hizmetlerindeki yetersizlikler ve hiçbir kurumsal bakımın annenin yerini tutamayacağı gerçeği de göz önünde tutulduğunda çocuklarla ilgili olarak yaşanan sorunun büyüklüğü daha kolay anlaşılmaktadır. Günümüz toplumunda çocuk, daha küçük yaştayken modern hayatın sorunlarını yaşamaya başlamaktadır.

Yorum yapın