Teknoloji ve Toplumsal Değişim

Teknoloji ve Toplumsal Değişim

Bilimsel ve diğer bilgilerin pratik uygulamaları demek olan teknoloji, toplumsal değişimin ana kaynağıdır.

Teknolojinin toplumsal değişim üzerindeki etkilerini anlamak için hayat biçimlerimizin ve sosyal davranışlarımızın, küçük mutfak aletlerinden otomobillere kadar değişik teknolojiler tarafından nasıl belirlendiğini araştırmak zorundayız.

Çoğu teknolojik icat, mevcut bilimsel bilgi ve teknolojiye dayanır. Bir toplumun çok ilerde olmasını sağlayan, önemli ölçüde teknolojik değişim hızının çok yüksek olmasıdır. Hızlı teknolojik değişme, onu doğuran toplumsal değişimi daha hızlı hâle getirir. Wright (Rayt) kardeşlerin ilk uçuşlarında düşmeleriyle astronotların aya ilk inişleri arasından sadece altmış altı yıl geçmiştir.

Teknoloji, beslenme biçimimiz üzerinde de etkilidir.

Teknolojik değişimin etkileri belirli bir alanla sınırlı kalmaz. Toplumun her alanında gözlenebilen bir farklılık yaratır. Tıbbi ilerlemeler insan ömrünü uzatmış ve ölüm oranının azalması da nüfus yapısını radikal bir biçimde değiştirmiştir.

Endüstriyel teknolojideki inanılmaz buluşlar insan yaşamını önemli ölçüde kolaylaştırırken (elektrikle aydınlanma, dayanıklı tüketim malları, otomobil) aynı zamanda üretim teknolojileri binlerce işçiyi işinden etmiştir. Toplumsal eylemler radyo, televizyon ve ses kayıt cihazları gibi buluşlar aracılığıyla yaygınlaşmış, kitlesel hareketlere yol açmıştır. Eğer sanayi toplumlarında insanlar etkin olarak görev almak, ilerleyen bilgi ve teknolojiye ayak uydurmak istiyorlarsa uzun bir eğitim sürecinden geçmeyi göze almanın ötesinde hayatlarının sonuna kadar devam eden sürekli eğitime ihtiyaç duyacaklardır. Geleneksel bir toplumda, kültürün bir kuşaktan diğerine çok az değişikliklerle bütünüyle aktarılmasından oluşan sosyalleşme süreci günümüzde giderek daha fazla karmaşık bir sürece ve çok farklı araçlara dayanmaktadır. Bir kuşak için çok gerekli olan bir bilgi, daha gençlere aktarılmadan birçok yönden geçerliliğini yitirmektedir.

Teknolojik gelişim, üretim biçimini ve buna bağlı olarak toplumsal ilişkileri de etkiler. Örneğin üretim faaliyetlerinde yalnızca kol gücüne dayanan bir topluluk, ciddi kısıtlamalar altındadır. Böyle bir toplulukta insanlar zamanlarının çoğunu gıda üretimi için harcamak ve küçük, yalıtılmış gruplar içinde yaşamak zorundadır. Üretim sürecinde hayvan gücünden yararlanan tarıma dayalı, yerleşik yaşama geçmiş bir topluluk ise onlardan daha fazla seçeneğe sahiptir. Bu tür bir toplulukta küçük bir toprak parçası üzerinde geniş bir nüfusla üretilen tarımsal ürün, topluluk üyeleri için uzmanlaşma ve iş bölümü, ayrıca buna bağlı olarak bir sosyal tabakalaşma sistemi geliştirebilir. Rüzgâr, su, buhar, elektrik, nükleer füzyon gibi enerji kaynakları ile hareket eden makineleri kullanan modern bir toplum ise karmaşık hâle gelmiş ve milyonlarca kişiden oluşan bir nüfusu beslemek için ileri düzeyde gelişmiş bir teknolojiye sahiptir.

Yorum yapın