Toplumsal Değişme Sürecinde Osmanlı Toplum Yapısı ve Cumhuriyet Dönemi

Toplumsal Değişme Sürecinde Osmanlı Toplum Yapısı ve Cumhuriyet Dönemi

Türkiye’de toplumsal değişmeyi; Tanzimat öncesi, Tanzimat ve sonrası, Cumhuriyet Dönemi olmak üzere üç dönemde inceleyebiliriz:

Tanzimat Öncesi

Osmanlı toplumsal yapısı, üç temel sınıfı bünyesinde barındırıyordu: Asker ve sivil bürokratlardan oluşan üst sınıf; âyan, eşraf ve tüccarlardan oluşan orta sınıf, reaya (üretici köylü)’dan oluşan alt sınıf. Osmanlı İmparatorluğu’nun yükseliş dönemlerinde,- devlet oldukça zengindi. Ülke dünya ticaret yollarının merkezi konumundaydı. Fetihler yoluyla toprak kazanımları devam ediyor, bu durum ekonominin daha da güçlenmesini sağlıyordu. Ancak zamanla, Avrupa’daki bilimsel ve teknolojik gelişmelere Osmanlı İmparatorluğu ayak uyduramadı. Çünkü merkezî otorite, var olan toplumsal ve ekonomik yapıyı aynen korumaya girişti. Tanzimat öncesi dönemde bir dizi ıslahat hareketi gerçekleştirildi.

Tanzimat Sonrası

Toplumsal çözülmeyi önlemek amacıyla gerçekleştirilmeye çalışılan Batılılaşma çabalarının hız kazandığı dönem,Tanzimat Dönemi olarak adlandırılır. 1839 yılında Mustafa Reşit Paşa tarafından Tanzimat Fermanı’nın yayınlanmasıyla bu dönem başlamıştır. Bu fermanla yeni bir idari sistemin, hukuk ve eğitim sisteminin hayata geçirileceği belirtilmişti. Aynı zamanda hangi dine sahip olursa olsun yasalar önünde tüm halkın eşit haklara sahip olacağı ilan ediliyordu. Fermanın ilanı, Osmanlı toplum yapısında önemli değişmelere neden olmuştu.

Cumhuriyet Dönemi

Türk milleti bağımsızlığını Kurtuluş Savaşı ile kazanmış ve Türkiye Cumhuriyeti adı altında yeni bir devlet kurmuştur. Yeni kurulan devlet Osmanlı Devleti’nden tümüyle çökmüş bir ekonomik ve toplumsal yapı devralmıştır. Cumhuriyet Türkiyesi’nin devraldığı bu olumsuz koşulları düzeltebilmek için Atatürk bir dizi inkılabın bekletilmeden gerçekleştirilmesi gerektiğini biliyordu. Nitekim cumhuriyetin tam olarak yerleşebilmesi için birtakım inkılaplar gerçekleştirdi. Öncelikle 3 Mart 1924 tarihinde halifelik kaldırıldı, sonra bunu sırasıyla; 25 Kasım 1925 tarihinde Şapka Kanunu, 30 kasım 1925 tarihinde tekke ve zaviyelerin kapatılması, 17 şubat 1926 tarihinde Medeni Kanun’un kabulü,1 Kasım 1928 tarihinde Latin harflerinin kabulü ve 21 Haziran 1934 tarihinde ise Soyadı Kanun’unun kabulü izledi.

 

Yorum yapın