Cemil Meriç – İsimler ve Eserler

Cemil Meriç’in eserleri bir isimler galerisidir. Dünyanın etkili, önemli düşünürleri, sanatçıları onun eserlerinde resmigeçit yapar. İsimler ve eserlerle donatır yazılarını Meriç. Bu bir yönüyle onun engin dünyasını resmeder. Düşünce atlasının genişliğini belgeler. Ancak gökyüzündeki yıldızlar gibi onun yazılarına serpiştirilmiş bir halde bulunan yüzlerce isim ve eser, bir yönüyle de onun zihnini, düşüncelerini sınırlandırır hatta daraltır, … Devamını oku…Cemil Meriç – İsimler ve Eserler

Cemil Meriç’in Türk Sosyolojisi Bakışı

Sosyoloji erken bir dönemde Türkiye’de kabul görür. Dünyada ikinci sosyoloji kürsüsünün İstanbul’da kurulduğu söylenir. Ziya Gökalp’in sosyolojinin Türkiye’de kurumsallaşmasında etkin olduğu ve Durkheim’dan yoğun bir şekilde beslendiği yaygın bir şekilde ifade edilmektedir. Dolayısıyla pek çok ayrıntı, Türkiye’de sosyolojinin çarçabuk benimsendiğine işaret eder. Bu durumun olumlu-olumsuz birçok nedeni ve birçok sonucu zikredilebilir elbette. Cemil Meriç böylesi bir … Devamını oku…Cemil Meriç’in Türk Sosyolojisi Bakışı

Cemil Meriç’in Sosyolojiye Yaklaşımı

Cemil Meriç, bir bilim adamı yahut sosyolog edasıyla yaklaşmaz sosyolojiye. Ondan sosyolojinin bilimsel özellikleri, mahiyeti, içeriği, yöntemleri, yaklaşımları, temel meseleleri, teorik yönelimleri üzerine cevaplar beklemek boşunadır. O daha çok sosyolojinin deyim yerindeyse siyaseti ile ilgilidir. Bir bakıma ‘sosyolojinin sosyolojisi’ni gerçekleştirme niyetindedir. Derdi sosyolojinin bilimsel kimliğine ilişkin araştırmalar yapmak değildir. Sosyolojinin bilimselliğinden öte, oturduğu zemin, gerçekleştirdiği … Devamını oku…Cemil Meriç’in Sosyolojiye Yaklaşımı

Tasavvuftan Sosyolojiye Yöneliş ya da Tasavvufî Sosyoloji

Bilindiği üzere, İslâmiyet’in ilk asrında hızla gelişen fetihler ve elde edilen zenginliğin yol açtığı dünyevileşme karşısında Hazret-i Peygamber dönemindeki züht ve takvayı yaşatmayı gaye edinen zahitlerin münferit çabalarıyla başlayan, daha sonra tarikatlar biçiminde kurumsallaşarak günümüze kadar gelen tasavvuf etrafında bin iki yüz yıllık tarihî süreçte birikmiş devasa bir literatür mevcuttur. İçinde ariflerin hayatlarını ve menkıbelerini aktaran, … Devamını oku…Tasavvuftan Sosyolojiye Yöneliş ya da Tasavvufî Sosyoloji

Sosyolojik Araştırmanın Konusu Olarak Tasavvuf ya da Tasavvuf Sosyolojisi

“Toplumun olabildiğince bilimsel olmaya çalışan bilgisi” olarak tanımlayabileceğimiz sosyoloji, ‘toplumsal gerçekliği’ incelemeyi konu edinen bir bilimdir. Spordan müziğe, cinsellikten aşka, aileden devlete, sapmadan suça kadar akla gelebilecek toplumda olan her şey sosyolojinin nesnesidir. Bu çerçevede toplumda var olan diğer olgusal durumlar gibi tasavvuf da sosyolojinin konusudur. İnsanlar niçin mistik arayışlara girerler? Mistik yönelim insanın diğer … Devamını oku…Sosyolojik Araştırmanın Konusu Olarak Tasavvuf ya da Tasavvuf Sosyolojisi

Genel Sosyolojik Analizin Bir Sonucu Olarak Tasavvuf

Sosyoloji Batı Avrupa’da Endüstri Devriminin yol açtığı toplumsal sorunları gidermeye yönelik entelektüel bir çaba olarak doğmuştur. O dönem düşünürlerinin öncelikli sorusu toplum düzeninin nasıl sağlanabileceğidir. Bu soru zorunlu olarak mevcut durumdan duyulan rahatsızlığı içermektedir. Bu yüzden sosyoloji başından beri ‘eleştirel’ bir bilim olmuştur. Nitekim A. Touraine de sosyolojiyi, ‘kendisi üzerinde’ düşünen, dolayısıyla kendisini eleştirebilen -ve … Devamını oku…Genel Sosyolojik Analizin Bir Sonucu Olarak Tasavvuf

Sosyoloji ile Tasavvuf Arasında Köprülerin Kurulması – Anlamak ve Arınmak

Sosyoloji ile tasavvuf, ilk bakışta tamamen ayrışık iki disiplin olarak görünmektedir. İlki dışarıya, yani topluma dair ‘anlama’yı amaçlayan bir çaba; ikincisi içe dönük, manevî ‘arınma’yı hedefleyen bir yöneliş. Diğer sosyal bilimler gibi kadim bilgeliğin –vahiyle bağını kopardığı için kadir bilmez bir mirasçısı olan sosyoloji modern, seküler/dünyevî bir bilim; tasavvuf klasik, dinî/İslâmî bir ilim. Sosyoloji ‘kesret’e, … Devamını oku…Sosyoloji ile Tasavvuf Arasında Köprülerin Kurulması – Anlamak ve Arınmak